Ne Demek Olduğunu Bilirim

Medicana Sağlık Grubu’nun uzman hekimleri, tedavide ciddi bir sorumluluk üstlenen hasta yakınlarının, psikolojik ve fiziksel sağlığı için günlük yaşamlarına şu tavsiyelerde bulunuyor:

 

yuruyusGün içerisinde mutlaka dışarıya çıkmaya çalışın. Her gün en az yarım saat açık havada yürüyüş yapın.

 

 



kalpAilenizin diğer bireylerinden, yakın arkadaşlarınızdan destek alın. Korkularınızı ve endişelerinizi size yakın olan ve güvenebileceğiniz kişilerle konuşarak paylaşmaya çalışın.

 

 


sporHaftada bir gün en az bir saat olmak üzere düzenli spor ve egzersiz yapın.

 

 



egzersizHastanızın dinlenme saatlerinde siz de zihninizi dağıtacak aktivitelerle ilgilenmeye çalışın. (müzik, kitap, sinema vb)

 

 



beslenmeKendi beslenme ve sağlığınıza dikkat edin.

 

 



yeterli uykuYeterli sürede uyumaya özen gösterin.

 

 



hobiHobilerinize vakit ayırmaya gayret edin, düzenli olarak vakit ayırabileceğiniz bir kursa katılın.

 

 



nefes egzersiziGün içerisinde vakit buldukça nefes ve rahatlama egzersizleri yapın. (meditasyon, yoga vb.)

 

 



sosyal yasamSosyal yaşamdan kopmamaya gayret edin, arkadaşlarınızla vakit geçirin.

 

 



psikolojik danismanlikTek başınıza baş edemediğiniz durumda, psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanın.

 

 



ozel ve onemliKendinize ayırdığınız zaman için suçluluk duymayın. Siz, kendiniz için de hastanız için de özel ve önemlisiniz.

 

 


Hasta Ve Hasta Yakınlarına Destek Rehberi

Hasta Yakınları Ne Hisseder?
Ölüm ile sonuçlanan hastalıkların sıralamasına baktığımızda; kanserin kalp krizinden sonra ikinci sırada yer aldığını görürüz. İstatistiksel veriler insan hayatına dair her şeyi öngöremezler ancak ölümcül hastalıklara şaşırma düzeyimizi etkileme kapasitesine sahiptirler. Bu durumu anlamak için kanserden veya kalp krizinden hayatını kaybeden bir insanın haberini aldığımızda günümüzde ne kadar az şaşırdığımızı göz önüne almamız yeterlidir. Şaşırma düzeyi düştükçe insanların söz konusu durumu normal algılama düzeyleri yükselir ve insan doğası, normal olarak kabul edilen bir şeyi önlemeye yönelik harekete geçme gereği duymaz. Kalp krizi ve kanserden kaçınmak için alınacak önlemler birbirine benzemektedir. Beslenme alışkanlarına dikkat etmek, zararlı alışkanlıklardan kaçınmak, düzenli egzersiz yapmak, stres ve üzüntüden uzak durmak ve düzenli olarak sağlık muayenesinden geçmek bu önlemden bazılarıdır. Kalp krizi ile kanserden kaçınmanın yolları benzer olsa da ortaya çıkma sebepleri, hastalığın seyri, tedavisi ve ölümden önceki gidişat açılarından birbirinden farklıdırlar.

Korumacı davranışlar, savunma mekanizmasıdır

Hasta yakınlarının hastalığı algılayışları ve yaşayışları açısından ise aralarında dağlar kadar fark vardır. Kalp krizinden yakınları ölen kişiler için bu olay “ölüm şoku” olarak adlandırılabilir. Bir an öncesinde yakınları hayattadır ve sonraki an yoktur artık, ölmüştür çünkü. Aradaki zaman ise göz açıp kapayıncaya kadar geçmiştir. Neye uğradıklarını şaşırırlar. Öfkelenirler, kızarlar, etrafı kırıp dökerler. İlk kalp krizinden sağ kurtulan hastaların yakınlarının duygu ve davranışları ise daha farklıdır. Gerçekleşme ihtimali yüksek bir olay ile karşılaşmışlardır ve bu durum onları fazlasıyla korkutup üzmüştür. Bu ihtimalle gerçek manada yüzleşmeye hazır olmadıklarını fark etmişlerdir. Bu sebeple bu ihtimali engellemek için elinden gelen her şeyi yaparlar. Yakınlarını yakın markaja alıp beslenme alışkanlarını, egzersiz programlarını, uyku düzenlerini, stres düzeylerini ve daha birçok şeyi kontrol etmeye çalışırlar. Her şeyin sağlıklı olmasını sağlamaya çalışırlar ve sevdiklerini ölümden mümkün olan en uzun süre koruyacaklarını düşünürler. Bu, ölüm fikriyle yaşayabilmek için kullandıkları bir savunma mekanizmasıdır.

Geçmişe gömülmek çözüm değil

Kansere yakalanan hastaların yakınları için ise bu durum sonun başlangıcıdır. Eğer anne/babanız, karınız/kocanız, çocuğunuz veya kardeşiniz ölümcül bir kansere yakalandıysa, zaman durur ve artık o insanla bir geleceğiniz yoktur. Sadece geçmiş ve içinde donup kaldığınız an vardır. Bu sebeple geçmişi deşmeye başlarsınız. Bir sürü soru üşüşür zihninize. “Bu durumu önlemek için bir şey yapabilir miydim?”, “Neden yıllarca günde 2 paket sigara içmesine izin verdim?”, “Neden doktor randevularına zorla götürmedim onu?”, “Uzun saatler çalışmak yerine neden onunla daha fazla zaman geçirmedim ki?” gibi bir sürü cevapsız sorunun saldırısına maruz kalırsınız. Zamanı geri alıp geçmişi değiştirmek isteği hiç bu kadar güçlü olmamıştır. Bu durumda, geçmişin içine uzun süre gömülme lüksünüz yoktur.

Sevgi, ilgi ve şefkatle...

Çünkü sizin bakımınıza, ilginize, sevginize fazlasıyla muhtaç olan bir yakınınız vardır. İlaçlarını vermek, doktora götürmek, yıkamak, yemek yedirmek gibi görevleriniz vardır. Kemoterapi veya radyoterapi görüyorsa hasta yakının işi daha da zorlaşır. Saçları dökülmüştür, sürekli kusuyordur, yemek yemekte ve yediği şeyi midesinde tutmakta zorlanıyordur. Belki ara sıra gelen öfke patlamaları ve ağlama krizleri yaşıyordur. Hafızası bulanıyor, nerede olduğunu ve sizin kim olduğunuzu karıştırıyor olabilir. Böyle bir durum karşısında insanlar, sevdiği insanın suretinde başka birini görür. Sevdiği insana benziyordur ama bir şeyler eksik veya yanlıştır. Çünkü sevdiği insan, hafızasındaki haliyle karşısında değildir.

Rollerin değişimi sizi korkutmasın

Rollerin değişmek zorunda oluşu, kaos yaratabilir. Annenin güçten düştüğü noktada çocuk aile içinde ebeveyn rolünü üstlenmek zorunda kalabilir. Kocanın güçten düştüğü noktada eşi aileyi geçindirme rolünü üstlenmek zorunda kalabilir. Tüm bunlar içine düşülen durumun gerektirdiği zorunlu sorumluluklardır ve genellikle kişi bu sorumlulukları üstlenmeye hazır değildir. Başka bir seçeneği olsa, sırtına yüklenen sorumlulukları reddetmeyi tercih edecek iken şimdi hasta olan yakınının iyiliği ve mevcut aile ve hayat düzeninin sürdürülmesi için mecbur kalmıştır. Hayır derse hayatının sonuna kadar vicdan azabı çekmekten ve değer verdiği şeyleri ve insanları kaybetmekten korktuğu için olanca gücüyle çaba göstermektedir. Böyle bir durumda hasta yakınlarının yaşadıkları şeyler, hissettiği duygular ve düşünceleri öfkeye, umutsuzluğa, çaresizliğe kapılmalarına, sosyal hayattan izole olmalarına sebep olarak depresyona girme ihtimallerini arttırmaktadır.

Sevdiklerinizin hala yanınızda olmasından güç alın

Yakınlarından biri ölümcül bir kansere yakalanan her insan bilir ki; böyle bir durumda alabilecekleri mükemmel bir tavsiye yoktur. Sadece mevcut durumu kabullenmek ve elinden gelenin fazlasını yapmak vardır. Unutmamak gerekir ki; kanser tanısı ile kanserden ölmek arasında geçen süre değişiklik göstermektedir. Arada geçen süre bazen 3 ay, bazen ise yıllar almaktadır. Bir insanın sevdiği ile geçirmeyi umduğu ideal şartlar söz konusu değildir böyle bir durumda ancak halen sevdiği insanın yanında, hayatta olduğunun ve birlikte zaman geçirmek ve yeni anılar biriktirmek için şansları olduğunun hatırda tutulması gerekmektedir. Halen sevdiğiniz insanla kahve eşliğinde sohbet edebilir, tavla oynayabilir, film izleyebilir, anılarınızı yad edebilir ve yakınlarınızı sevebilirsiniz.
Unutmayın ki; kanser olan yakınınızın sadece bedenidir, ruhu halen ilk günkü gibi sağlıklıdır.

Kanser Tedavisinde Hasta ve Hasta Yakınları için Yardımcı Bilgiler

Günümüzde çok önemli bir halk sağlığı sorunu olan kanser ne yazık ki büyük bir hızla artmaktadır. 2030’lu yıllarda kansere yakalanan hasta sayısının bugünkü rakamın 2 katına çıkacağı WHO’nun (Dünya Sağlık Örgütü) bir öngörüsüdür.
Kanser tedavisinde en etkin, en kolay ve en ucuz yöntem kuşkusuz ona yakalanmamaktır, yani koruyucu hekimlik yöntemleridir. Örneğin yalnızca tütün-alkol kullanımının önlenmesi ve obeziteyle mücadele bile insanlığın kansere %50 daha az yakalanmasına neden olur.
Ancak kansere yakalandıktan sonra oldukça kompleks, uzun, pahalı ve zor bir süreç hem hastalarımızı ve yakınlarını, hem de hekimlerimizi ve diğer yardımcı sağlık personelini beklemektedir. Bu dönemde en iyi ve en az yıpratıcı sonucun alınabilmesi için hiç kuşkusuz onkolojide özelleşmiş uzman kadrolar ve her türlü ekipmana sahip hastanelerde alınan sağlık hizmetinin önemi yanında, hasta ve hasta yakınlarının da tedavi süreçleri ve olası yan etkilerle ilgili temel bilgilerle donatılmış olması çok büyük önem arz etmektedir.

Detaylı Bilgi Almak için Tıklayınız

Medicana Sağlık Grubu © 2016 Tüm Hakları Saklıdır.